Grand Azur

Grand Azur Oteli, o yıllarda Genel Müdür'ü olduğum Garanti Turizm Yatırım Anonim Şirketi tarafından, aynı zamanda %10 ortağımız olan Arttek Ltd. firmasına sözleşme ile yaptırılmıştır. 1989 Kasım ayında yapımına başlanan otel 1991 Şubat ayında müşteri kabulüne geçmiştir. 27 ayda toplam 27.302 m2 kapalı inşaat bitirilmiş. dekorasyonu tamamlanarak işletmeye açılmıştır. iki senede yüzü aşkın taşeron ve müteahhidin bir arada çalıştıkları bu inşaatın keşifleri, hakedişleri ve iş programları için yoğun bir bilgi işlem sistemi kullanılmıştır. Bu amaçla İstanbul Merkez'deki ana makinaya yüklenen tüm keşifler, şantiyedeki bilgisayara modem'le bağlanmıştır. Kontrol teşkilatı tarafından inşaatın ilerlemesi her gün, her iş kaleminde bilgi işleme geçirilerek, gün içinde hazırlanan ihzarat, metraj gibi bilgiler her gece modem kanalı ile merkeze ulaştırılmıştır.

İnşaat faaliyetlerinin yanında Prof. Önder Küçükerman'ın danışmanlığı ve değerli katkılarıyla, Marmaris ile çevresi için kapsamlı bir tarihi eser ve geçmiş araştırması yaptırılmışdır. Bu araştırma raporu kapsamında otele 65 km. mesafedeki Knydos'un en belirleyici heykeli olan Kyndos Afroditi, otelin simgesi olarak seçilmiştir. Roma İmparatoru tarafından Knydos'tan alınarak M.Ö. Romaya götürülen bu Afrodit heykelinin halen Roma Arkeoloji Müzesi'nde bulunan orjinalinden alınan kalıplarla Torino'da birebir ölçeğinde bir kopya yaptırılmış olup lobide girişin tam aksında su topundan yapılmış bir kaide üzerinde sergilenmektedir.

Otelin diğer iki ilginç yönü de havuzu ve terasıdır. Bahçeyle çevrelenen havuzun, jakuzileri, içindeki ada etrafında oluşan akıntı nehri, fıskiyeleri ile hareketli ve değişik bir ortam yaratması arzu edilmiştir. Bu havuz etrafı doğal kaya ve bitkilerle donatılmış, vahşi bir dere ile alttaki etrafı kapanabilen bir ikinci havuza taşınmış, bu alt havuzun içinde de hava masajlı oturma koltukları, akıntı nehirleri gibi elemanlarla hareket sağlanmaya çalışılmıştır. her iki havuzda da ayrı barlarla servis yapılmaktadır.

Binanın terası, etrafı ormanlı tepelerle çevrili Marmaris Koyu'nun ve koyun girişindeki adanın muhteşem manzarasının tamamını, önünde doğadan ve bahsi geçen havuzdan başka birşey olmaksızın alması dolayısıyla, (harcanılan milyarlarca lirayı hak ederek) doğal bir bahçe ile zenginleştiriliştir. Yatak odalarının üstünde yer alan bu çatı bahçesi ve çok maksatlı terasların yapılabilmesi, ses, ısı ve su izolasyonlarının hassasiyetiyle süperpoze edilmesiyle sağlanmıştır. Önceden binlerce ton toprak ve kaplama yükü hesap edilerek, bitki sulaması ve aydınlatılması için gereken tüm altyapı monte edilmiştir. Peyzaj konusunda da Gardenia'dan Ricardo Disperatti ve Prof. Ahmet Yıldızcı'ya danışılarak düzenleme yapılmış ve terasta olduğu gibi bina içindeki tüm tropik bitkiler toprağa gömülü etanş armatürlerle alttan aydınlatılmıştır. Aydınlık almayan mekanlarda bu bitkiler özel lambalarla yaşatılmaktadır.